Forschende arbeiten gemeinsam auf einem Universitätscampus

Projekt

ÜRÜN SORUMLULUĞU VE DİJİTAL ÜRÜNLER: AB VE TÜRK HUKUKUNUN MUKAYESESİ

Ürün sorumluluğu, seri üretim imkânlarının doğurduğu tehlikelerin, ilgili taraflara adil bir şekilde dağıtılması amacıyla öngörülmüş bir kusursuz sorumluluk türüdür. İlk olarak 20. yüzyılın ortalarında, cismanilik özelliği taşıyan bazı ürünleri kapsayan ve bunların piyasaya arzı anındaki durumları üzerine kurgulanmış…

Ürün sorumluluğu, seri üretim imkânlarının doğurduğu tehlikelerin, ilgili taraflara adil bir şekilde dağıtılması amacıyla öngörülmüş bir kusursuz sorumluluk türüdür. İlk olarak 20. yüzyılın ortalarında, cismanilik özelliği taşıyan bazı ürünleri kapsayan ve bunların piyasaya arzı anındaki durumları üzerine kurgulanmış bu sorumluluk türü, dijital ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte genişleme eğilimine girmiştir. Bu doğrultuda Avrupa Birliği, yaklaşık kırk yıldır uygulanan 85/374 sayılı Direktif’i ilga ederek kontrol varsa sorumluluk vardır ilkesine dayanan 2024/2853 sayılı Ürün Sorumluluğu Direktifi’ni kabul etmiştir. AB, bu direktifle yazılım ve yapay zekâ sistemlerini ürün tanımı kapsamına almış, ürünün hatalı olup olmadığına dair değerlendirme zamanını dinamik hâle getirmiş ve bilgi asimetrisinden doğan problemleri gidermek amacıyla ispat yükünü kolaylaştıran bazı karineler öngörmüştür. Bu çalışmada, AB’nin Yeni Direktif’iyle Türk Hukukundaki 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (ÜGTDK) karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. AB düzenlemesinin aksine ÜGTDK’deki ürün tanımında dijital ürünlere yer verilmemiş ve ürün sorumluluğu, bir ürün güvenliği kavramı olan uygunsuzluğa bağlanmıştır. Çalışma, Türk Hukukunda ürün sorumluluğunun ürün güvenliğinden ayrıştırılarak müstakil bir kanunla düzenlenmesi gerektiğini ve dijital ürünlere ilişkin fiili problemlerin çözülebilmesi amacıyla bazı de lege ferenda önerileri ortaya koymaktadır.